Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi Ağustos 2015 dönem sonuçlarını değerlendirdi:

GEÇİCİ ÇALIŞMA YİNE İŞSİZ BIRAKTI

GEÇİCİ BİR İŞTE ÇALIŞTIĞI İÇİN İŞSİZ KALANLARIN SAYISI 1 MİLYONU AŞTI
indir

GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 16.8, İŞSİZ SAYISI 5.5 MİLYON
HER DÖRT KADINDAN BİRİ İŞSİZ
HER ÜÇ İŞSİZDEN BİRİNİN İŞSİZ KALMA NEDENİ GEÇİCİ ÇALIŞMA

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi Ağustos 2015 dönem sonuçlarını değerlendirdi:

1) Resmi işsizlik oranı yüzde 10.1 ile geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre değişmezken tarım dışı işsizlik oranı 0.1 puan artış ile yüzde 12.4’e yükseldi. Resmi işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 114 bin kişilik artış göstererek 3 milyon 58 bine ulaştı. Ağustos 2015 dönemi için işsiz sayısı Ağustos 2012 dönemine göre % 44 artmış durumunda. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 2 milyon 123 bindi. Türkiye ekonomisi 3 yılda 935 bin yeni işsiz yarattı. Ağustos 2015 dönemindeki işsiz sayısı 2009 krizindeki Ağustos döneminden sonra en yüksek işsizliğin olduğu Ağustos dönemi oldu. Ağustos 2009 için işsiz sayısı 3 milyon 87 bindi.

2) Ağustos 2015 döneminde resmi işsizlere, umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 4 haftadır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe başlamaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanlar da (umutsuzlar ve diğer) dâhil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 16.8, işsiz sayısı da 5 milyon 488 bin kişi olarak gerçekleşti. İşinden memnun olmayan ya da daha fazla çalışmak istediği halde düzgün işler bulamadığı için çaresiz kısa süreli işler yapanlar (eksik ve yetersiz istihdam edilenler) ilave edildiğinde işsizler, gizli işsizler ve çaresizlerin toplam sayısı 6 milyon 496 bin kişi oldu. Bunların geniş işgücü içindeki payı ise % 19.9 olarak gerçekleşti.

3) Kadınlar için resmi işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.4 puan artarak % 13.1 olarak gerçekleşti. Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise % 24.7 oldu. İşsiz sayısındaki artış büyük oranda kadın işsiz sayısından kaynaklandı. İşsiz kadın sayısı son 1 yılda 104 bin kişi artarken, erkeklerde artış 14 binde kaldı. Yeni işsizlerin % 89’unu kadınlar oluşturdu.

4) Geçtiğimiz yılın Ağustos döneminden bu yana toplam 951 bin kişilik istihdam yaratılırken bunun % 89’u hizmet sektöründeki istihdam artışından kaynaklandı. Buna karşın sanayideki istihdamı 5 bin kişi azaldı. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam verilerine göre ise geçtiğimiz aya göre istihdam sanayide 84 bin kişi azaldı.

5) Geçici bir işte çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlar toplam işsizler arasında en ağırlıklı kesimi oluşturdu. Toplam işsizlerin yüzde 33’ü yani 1 milyon 19 bini geçici işlerde çalışıp iş bittiği için işsiz kalanlardır. Yeni işsizler (1-2 aydır iş arayanların) arasında geçici bir işte çalışıp, iş bittiği için işsiz kalanların sayısı 567 bindir.

6) Yükseköğretim mezunları arasında işsiz sayısı bir önceki senenin aynı dönemine göre 31 bin kişi arttı. Yükseköğretim mezunu resmi işsiz sayısı 724 bin kişidir. Yükseköğretim mezunları için işsizlik oranı yüzde 12.1 ile ortalamanın 2 puan üstündedir. Yükseköğretim mezunu kadınlar için işsizlik ise yüzde 18.5 seviyesindedir. Bu oran yükseköğretim mezunu erkeklerin işsizlik oranı olan yüzde 7.8’in iki katından fazla. Yükseköğretim mezunu kadın işsizlerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 40 bin kişi arttı (erkekler için bu sayı 9 bindir). Buna karşın son bir yıl içinde işsizlik üniversite mezunları arasında kadınlarda 0.1, erkeklerde 1 puan azaldı.

7) Gençler için (15-24 yaş) geniş tanımlı işsizlik oranı resmi genç işsizlik oranı olan % 18.3 rakamının 8.7 puan üzerinde % 27 seviyesinde gerçekleşti. Genç kadınlar işsizlik sorununu en ağır bir biçimde yaşayan kesimi oluşturdu. Genç kadınlarda işsiz sayısı 57 bin kişi arttı. İşsizlik oranı genç kadınlar için bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.9 puan artışla yüzde 23.3’e ulaştı. Genç kadınlar için geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 35 oldu. Genç kadınlar için tarım dışı resmi işsizlik oranı ise yüzde 30.6 ile çok yüksek düzeylerde gerçekleşti.

8) TÜİK yeni serisinde daha önceki seride olan ve anket soru formunda yer alan işin sürekliliği ile ilgili verileri dinamik sorgulamadan çıkartmıştır. Geçici çalışanların sayısındaki gelişim istihdamın niteliği açısından son derece önemli bir değişkendir. Bu verinin web sitesinde ve dinamik sorgulamada artık paylaşılmaması, daha önce kolayca ulaşılan bir bilgiye ulaşmak için bürokratik süreçlere başvurulması zorunluluğu getirilmesi büyük bir eksikliktir.

SONUÇ

TÜİK İşgücü Anketi Ağustos 2015 dönemi verilerine göre işsizlik hem görünen hem görünmeyen boyutlarıyla tehlike sinyalleri vermeye devam etmektedir. Bu tehlike gençler, kadınlar, geçici çalışanlar açısından ciddi boyutlardadır. Gelecek dönem açısından uzun çalışma süreleri, düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikaları terk edilmezse güvencesiz-geçici çalışanların, eğitimli işgücünün ve kadınların istihdamda yaşadığı problemlerin ve istihdam alanındaki krizin süreceği görülmektedir.

Türkiye haftalık çalışma sürelerinin emsallerine göre çok daha yüksek olduğu bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir. 1 Kasım seçimleri sonrasında ortaya çıkan tabloda özellikle asgari ücret tartışmaları üzerinden güncel kılınmaya çalışılan temel meselelerden biri emeğin kazanılmış haklarına yönelik kapsamlı bir saldırının hazırlıklarıdır. Toplumsal baskı sonucunda asgari ücrete yapılması gündeme gelen ücret artışının henüz uygulama yokken adeta rövanşı alınmak istenmektedir. Kıdem tazminatının fona devri ile gaspı, dayıbaşılık sisteminin kurumsallaşması anlamına gelecek olan özel istihdam bürolarının yetkilerini genişletmek için yapılması düşünülen değişiklikler, işverenlerin işçi üzerindeki keyfiyeti anlamına gelen esnekliğin yaygınlaştırılması talebi ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen stratejiler önümüzdeki dönem açısından son derece kritik olacaktır.

İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı emeğin taleplerini gündemine alan bir anlayışla çıkılmalıdır. Bu stratejinin sonuçları Soma’da, Mecidiyeköy’de, Ermenek’te ve Türkiye’nin dört bir yanında acı bir biçimde görülmektedir. Bu strateji işsizliğin “ne iş olsa yaparım” başlığı altında gizlenmesi, işletmelerin karını insanların yaşamının önüne alma stratejisidir. İşsizlikle gerçek mücadele için;

Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.
Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam engellenmelidir.
Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.
Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

Bir cevap yazın