Taşeron işçiler barış ve kadro istedi

38333
İzmir taşerona karşı yürüyüş gerçekleştiren taşeron belediye işçileri hükümetten sözünü tutarak herkese kadro vermesini istedi. İş güvencesinin kaldırılmasının gündemde olduğu kamu emekçilerinin de katıldığı yürüyüşte, bölgedeki olağanüstü hal uygulamalarının durdurulması ve akan kanın son bulunması da istendi.

Ülke genelinde bugün birçok ilde taşerona karşı kadro talebiyle eylemler düzenleyen Genel-İş, İzmir’de de yarım günlük iş bırakma eylemi ve miting gerçekleştirdi. Genel-İş İzmir şubelerinin çağrısıyla, sendika binasının önünde toplanan yaklaşık 20 bin işçi Gündoğdu’ya yürüdü.

Genel-İş 2 No’lu ‘Saray savaş işçiler barış istiyor’ ve ‘Geleceğimiz için taşerona hayır, kadroya evet’, 5 No’lu Şube ‘Elimiz taşeronların yakasında’, 3 No’lu Şube ‘Söz verdiniz, işçi cinayetlerine köleliğe son, taşerona kadro’ ve 1 No’lu Şube de ‘Taşeron işçilerine kadro istiyoruz’ pankartıyla yürüyüşe katıldı. DİSK Güvenlik-Sen de yürüyüşteki yerini aldı.

‘KIDEME UZANAN ELLER KIRILSIN’

İşçiler sık sık ‘AKP halka hesap verecek’, ‘Taşerona köle olmayacağız’, ‘Kıdeme uzanan eller kırılsın’ ve ‘Susma haykır, taşerona başkaldır’ sloganlarını attı. İşçiler sık sık ‘Yaşasın Halkların Kardeşliği’ ve ‘Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği’ sloganlarını da atarak bölgedeki çatışmaların son bulmasını ve barış ortamının da sağlanmasını istedi.

Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda taşeron çalışmanın sonucunun Soma katliamının olduğu, işçilerin emekçilerinin çalınması anlamına geldiği belirtildi.

İşçilerin verdikleri sendikal mücadelenin, demokrasi mücadelesinden farklı olmadığı da ifade edildi.
İşçilerin barış mücadelesinden vazgeçmeyeceği de dile getirildi.

‘İŞ GÜVENCESİNE DOKUNDURTMAYACAĞIZ’

KESK İzmir Şubeler Platformu da yürüyüşe ‘İş güvencemize dokundurtmayacağız’ pankartı ile katılırken ‘Yaşasın sınıf dayanışması’ ve ‘Taşerona geçit vermeyeceğiz’ sloganlarını attı. Eyleme TMMOB yöneticilerinin yanı sıra, HDP Milletvekili Mithat Sancar, CHP Milletvekili Tacettin Bayır, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, EMEP, HDP, Birleşik Haziran Hareketi ve Halkevleri üyeleri de katıldı.

‘TAŞERON DÜZENİ ÖLÜM VE AÇLIK DÜZENİDİR’

Mitingde konuşma yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, hükümetin seçimlerden önceki ‘kadro müjdesini’ hatırlatarak “Milyonlarca taşeron işçiyi umutlandırarak “kadro” sözü verdiler. Biz DİSK olarak kayıtsız, şartsız, ayrımsız kamudaki, belediyelerdeki tüm işçilere kadro verilmesini, taşeron düzeninin tamamen son bulmasını istiyoruz. Taşeron düzeni başlı başına bir yolsuzluk düzenidir! Taşeron düzeni açlık düzenidir! Taşeron düzeni ölüm düzenidir! Türkiye’de son 13 yılda 16 bin işçinin çalışırken ölmesinin en önemli sebebi taşeron düzenidir. Taşeron düzeni köleliktir! Bu taşeron düzenini elbet yıkılacaktır. Gelin taşeron köleliğine de sefalet ücretlerine de kol kola, omuz omuza son verelim” dedi.

‘1300 TL YETERLİ DEĞİLDİR’

Asgari ücret tartışmalarına da değinen Beko şunları söyledi “1300 liralık asgari ücret, işçilerin insanca yaşayabileceği, açlığı/yoksulluğu yenebileceği düzeyden uzaktır. Türkiye’de açlık sınırı 1393 liradır. Yoksulluk sınırı 4403 liradır. Açlık sınırının bile altında bir asgari ücret işçiye zulümdür. Türkiye asgari ücret açısından Avrupa’nın üçüncü ligindedir. Oysa aynı Türkiye kâr oranlarında rekorlar kırmaktadır. Yani Türkiye’de ücretler asgari, kârlar azamidir! Bize göre asgari ücret bu yıl net 1900 lira olmalıdır.”

‘KIDEM TAZMİNATINA YİNE GÖZ DİKTİLER’

Hükümetin eylem planlarıyla da konuşan Beko şunları söyledi: “2016 Mart ayında kadar neler yapacaklarını duyurdular. Ne yapacaklarmış bir bakalım? En başta patronlara, Dünya Bankası’na söz verdikleri gibi esnek çalışmayı yaygınlaştırmak istiyorlar. Kıdem tazminatını kaldırıp işçiyi rahat rahat işten çıkarmak istiyorlar. Kıdem Tazminatı Fonu adı altında yağmalanacak yeni bir kaynak yaratmak istiyorlar. Tasarruf Teşvik Fonu’nu yediler doymadılar. İşçilere konut yapacağız dediler, fon oluşturdular, tek bir işçi bu fondan konut sahibi olmadı. Yetmedi. İşsizlik fonunu yağmaladılar, yetmedi, şimdi kıdem tazminatını da yemek istiyorlar.”

‘2016’DA İŞÇİYE VERİLEN VAATLER YOK’
Ülkeyi karanlığa sürükleyenlerin, iktidarlarını ve servetlerini korumak için halkı ve gençleri ateşe atmaktan çekinmediğini belirten Beko “Kardeş kanı ve anaların gözyaşını akıtmaktan geri durmadılar, durmayacaklar. İktidarlarını ne pahasına olursa olsun sürdürmeye çalışanlar ve onların şakşakçılığını yapanlar bizleri bölmeye, parçalamaya, birbirimize düşman etmeye çalışsalar da bizler yılmadan, usanmadan “yaşasın barış, yaşasın halkların kardeşliği” diyeceğiz! Artık yeter, gençlerimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı, insanlarımızı, halklarımızı ateşe atan bu savaşa son verin diyeceğiz” dedi.

‘DEMOKRATİK TÜRKİYE İSTİYORUZ’

İşçi sınıfının çatışmalarının, ölümlerin, savaşların bedelini ödediğini de dile getiren Beko, son olarak şunları dile getirdi: “Bugün ülkemizde her gün ölümler yaşanırken, bu ülke toprakları kana ve göz yaşına doymuşken biz acılı insana kimliğini sormayız. Biz acıları mezhebe göre, ırka göre ayırmayız. Biz o acıları kucaklayarak birleşmeyi, bütünleşmeyi hedefleriz. Biz hepimizin kardeşçe, özgürce, barış içinde, insanca yaşayacağı demokratik bir Türkiye isteriz. İşte bu yüzden bizim şiarımız şudur: Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği.”

KADRO LÜTUF DEĞİL HAKTIR
Genel-iş Sendikası üyesi taşeron işçiler, bulundukları tüm illerde yaptıkları eylemle kadro talep ettiler.

İstanbul’da Kadıköy Belediyesinde çalışan DİSK/Genel-İş üyesi taşeron işçiler, “Asgari ücret 1900 net” yazılı dövizlerle belediye binası önünde toplandı. Burada açıklama yapan Genel-İş Anadolu Yakası 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Sait Tanyeri, 10 Eylül 2014 tarihinde çıkarılan torba yasayı hatırlatarak “Bu yasa ile asıl işlerde personel çalıştırılması ihalesi yapılamayacağı şeklinde getirilen yasaktan belediyeler muaf tutulmuştur. Yeni bir düzenleme yapılmazsa, belediyelerce yapılan bütün işlerde taşeron uygulaması devam edecektir” dedi. Bütün hastaneler, üniversiteler ve diğer kamu kurumlarında temizlik hizmeti adı altında kendilerine her türlü iş yaptırılan taşeron işçilerin de ‘Yardımcı işte çalıştıkları’ gerekçesiyle saf dışı bırakılmak istendiğini ifade eden Tanyeri, “Bütün taşeron işçilerin ayrıma uğramaksızın, güvenceli, sağlıklı bir ortamda çalışmasını, kadroya alınmasını istiyoruz. Kadro lütuf değil, haktır” diye konuştu.

TAŞERON KALDIRILSIN HERKESE KADRO VERİLSİN
Adana’da İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına işten atılan DİSK Nakliyat İş üyesi işçiler, çalıştığı Balcalı Hastanesi’nde işten atılan Dev Sağlık İş Genel Merkez Yöneticisi Mustafa Hotlar, DİSK Emekli Sen, KESK’e bağlı sendikalar, Emek Partisi Adana İl Örgütü ve CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş katıldı. Basın açıklamasını okuyan DİSK Genel İş Adana 1 nolu Şube Başkanı Hüseyin Yaşar Gündoğdu kamuda asıl işi yapanların kadroya alınması ile ilgili torba yasa ile getirilen yeni düzenlemede belediyeler muaf tutularak haksızlık yapıldığını dile getirdi.

‘BELEDİYEDEKİ TÜM TAŞERON İŞÇİLER KAMU İŞÇİSİDİR’

Söz konusu düzenlemeye bağlı olarak yapılan çalışmaların taşeron işçilerin sorununu çözmeyeceğini ifade eden Gündoğdu, “Yeni bir düzenleme olmazsa dün olduğu gibi bundan sonra da belediye işçilerinin taşeron işçi olarak çalışması devam edecektir”dedi. Kamu hizmetlerinde çalıştığı için bütün taşeron şirket işçilerinin kamu işçisi olduğunu ifade eden Gündoğdu, daimi nitelikteki kamu hizmetlerinde ihale olmaz. Kamuda asıl iş yardımcı iş ayrımı yapılmadan tüm taşeron işçilerine grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ve kadro istiyoruz”dedi.

İŞTEN ATILAN TAŞERON İŞÇİLERİ İÇİN 10 BİN İMZA

Sendikada örgütlendikleri için işten atılan DİSK Nakliyat İş üyesi 4 işçi de direnişlerinin 30’uncu gününde eyleme destek verdi. İşe iadeleri için yürüttükleri imza kampanyaları bugün sona erecek olan işçilerden işyeri temsilci Mustafa Kahraman, Cemal Paşa Postanesi önünde ve change.org’da topladıkları imzanın 10 bini bulduğu bilgisini verdi. İşe alınana kadar direnişe devam edeceklerini ifade eden Kahraman, PTT Baş Müdürlüğü önünde (Cemal Paşa Postane Arkası) devam eden direnişlerine destek istedi.

SAVAŞ VARSA ADALET YOKTUR
Van’da Faqiyê Teyran Parkında bir araya gelen sendika üyeleri adına açıklamayı okuyan, Genel-İş Van Şube Eş Başkanı Ömer Tekin, “Son günlerde hükümet yetkililerin ortaya attığı taşeron işçileri kadroya alıyoruz yalanı burada bir kez daha ortaya çıkmıştır. Hükümetin taşeron sistemi ortadan kaldırma diye bir derdi olmadığı gibi taşeron işçilerin tümünün kadroya alınması da gündemlerinde yoktur” dedi.

Son aylarda süren çatışmalı sürece de dikkat çeken Tekin, “Süreç demokratik devlet ve hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşarak toplumsal birliği ve barışı tehdit eder hale gelmiştir. Savaş varsa adalet yoktur diyen binlerce yıl öncesinin özdeyişi sanki bugünü anlatmaktadır” diyerek barış çağrısında bulundu.

Bir cevap yazın