HER YER RENO, HER YER DİRENİŞ.

12439385_1065795106809994_7914503628909439819_n
Reno işçileri ile dayanışma ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya gelen Serapool işçileri fabrika önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. sık sık her yer reno her yer direniş sloganlarının atıldığı eylem sonrasında üyelerimizle 8 Mart konulu eğitim toplantısı da yapıldı. Eylemde okunan basın açıklaması şöyle;
270 Gün önce bir arkadaşımızın işten atılması ve tehdit edilmesiyle başlayan haklı ve onurlu mücadelemiz devam ediyor. Serapool deki mücadelemiz insanca çalışmak ve insanca yaşamak içindir. Ekmeğimizi, aşımızı büyütmek için, çocuklarımızın geleceği içindir. Tıpkı reno işçileri gibi, tıpkı SCA işçileri gibi, sendikal hak ve özgürlüklerimize sahip çıkmak içindir. Bu en insani taleplerimizden bile vazgeçeceğimizi zannedenler yanılıyorlar. Birliğimizi bozmak için her türlü oyuna başvuranlar, mahkeme süreçlerini uzatarak yılgınlığa kapılacağımızı, pişman olacağımızı zannediyorlarsa, daha çok beklerler. Serapool işçisinin gösterdiği kararlılık ve özellikle kadın arkadaşlarımızın emeği ve direnci sayesinde birliğimizi ve kavgamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Ve kazanan tabi ki biz olacağız, direnen emekçiler olacak.
270 gün süren direnişimiz sayesinde çok şey öğrendik çok şey kazandık aslında. Yıllardır aynı fabrikada birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızı direnişte tanıdık. İnançlarımız, kültürümüz, siyasi görüşlerimiz farklı olsa da, aslında birbirimizden farkımız olmadığını gördük. Gerçek dostlarımızı, düşmanlarımızı direniş sayesinde tanıdık. Ziyaretimize gelen LG işçilerinden, kimberly işçilerinden, hatta yurt dışından ziyaretimize gelen ve bizlere destek veren işçi temsilcilerinden, bir farkımız olmadığını aslında aynı sınıfın, işçi sınıfının bir parçası olduğumuzu öğrendik. Zulme ve sömürüye karşı birlikte karşı durmanın mutluluğunu yaşadık. Yaşadığımız maddi sıkıntılara rağmen boyun eğmedik bugünden sonra da eğmeyeceğiz. Kaybedecek bir şeyimizin olmadığını gördük, korkularımızı birlikte yendik.
Direnişimiz geçen sene bizden bir ay önce Reno işçilerinin mücadelesinden etkilenerek ve güç alarak başlamıştı. Reno işçilerinin mücadelesi yalnız bize değil tüm fabrikalara umut vermişti. Bugün Reno işçileri büyük bir saldırı altında. Yüzlerce işçiyi işten attılar. Yürüyüş yapan işçilere saldırdılar, mahkemeye çıkarttılar. Reno işçisine yapılanlar aslında hepimizedir. Umudumuzu kırmak, bizleri korkutmak ve sesimizi kısmak istiyorlar. Reno ek zam mücadelesini kazanırsa bu bütün işçilere yine “kötü örnek” olacağından korkuyorlar aslında. Bizler artık Reno işçisiyle, SCA işçisiyle, Serapool işçisinin aynı şey için mücadele ettiğini, aynı ekmek kavgasının bir parçası olduğunu çok iyi biliyoruz ve kalbimiz Reno işçileriyle birlikte çarpıyor. Reno kazanırsa Türkiye işçi sınıfı kazanacak. Her yer Reno her yer direniş sloganı bu yüzden atılıyor her yerde. Bizler aynı sınıfın birer parçasıyız.

İşçi sınıfı ile sömürücü sermaye sınıfı arasındaki mücadele yeni başlamadı elbette. Yüz yıllardır emeği ile geçinenler ve emeği sömürenler arasında sürüyor bu kavga. Bundan 150 yıl önce dünyanın diğer bir ucundaki hiç tanımadığımız işçiler, çalışma koşulları iyileştirilsin diye, çalışma saatleri 8 saate düşürülsün diye mücadele ediyordu. On binlerce işçi greve çıktı bu nedenle. O zamanda kadın işçiler yine en öndeydi. O zamanda kan emiciler hakkını arayan işçilere saldırıyor, hatta katlediyordu. Yüzlerce kadın işçinin öldüğü ve sakat kaldığı o günler, her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak tüm dünyada kutlanıyor. Kadınlar o gün de mücadelenin en önündeydi bugünde öyle. Çünkü kadınların emeğini daha ucuza satın almak istiyorlar. Aynı işi yaptığı halde aynı ücreti alamayan kadın işçiler Serapool de de olduğu gibi kadın olmalarından kaynaklanan birçok farklı sorunu da beraberinde yaşıyor. Yalnız işyerinde değil sokakta, evde, her yerde dünyanın yükünü taşıyan kadınlarımız, emek mücadelesinde de en önde yer alıyor.
Hükümetin kıdem tazminatlarını kaldırmak istediği ve Kiralık işçilik uygulamasını başlatmaya hazırlandığı bu günlerde Kürt illerinde ve orta doğuda süren savaşlar başta kadın işçiler olmak üzere tüm işçilerin daha çok sesini yükseltmesi gerekiyor. Savaşlardan çıkarı olanlarla Kiralık işçilikten çıkarı olanlar aynı kişilerdir. Bu nedenle emek, barış ve demokrasi mücadelesi birbirinin parçasıdır. Savaş ve çatışma ortamında haklarımız elimizden alınır ekmeğimiz küçülür. İşçi sınıfı her zaman barışı savunacaktır.
Serapool işçilerinin sendikalı çalışmak için sürdürdüğü onurlu mücadelesi kararlılıkla devam etmektedir ve devam edecektir.
12814076_1065795130143325_5391701123163909309_n

Bir cevap yazın