BASIN AÇIKLAMASI

Son bir haftadır yaşadığımız gelişmeler oldukça kaygı vericidir ve gidişat giderek tehlikeli bir boyut kazanmaktadır. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra günlerce memlekette demokrasi rüzgarı estirilmiş, birlik beraberliğin önemine dair nutuklar çekilmişti. İçeride bir uzlaşma kültürü oluşturmaktan ve dış politikada bir değişimden bahsedilmeye başlanmıştı. Hatta hükumet sözcüleri “başımıza ne geldiyse yanlış Suriye politikasından geldi” gibi açıklamalar yapmış ve barış için, demokrasi için umutlanmamıza neden olmuştu. Ancak bugün geldiğimiz noktada hükumet içeride de, dışarıda da savaş politikalarıyla gerilimi daha da tırmandırmakta ve ülkemizi daha kanlı bir sürecin içine doğru çekmektedir.
Gaziantep’de yaşanan ve çoğu çocuk onlarca insanımızın hayatını kaybettiği yüzlercesinin yaralandığı IŞID katliamı, TSK’nın Suriye bataklığına girmesi sonrası dün Artvin de CHP Genel Başkanının konvoyuna yapılan saldırı ve bugün Cizre de yaşanan patlamayla birlikte ülkemiz tam bir yangın yerine dönmektedir. Öncelikle saldırıları kınıyor, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Yaşanan bu ölümlerin ve acıların siyasi sorumlusu olan hükümet ve savaş politikalarına destek veren diğer siyasiler bu hengame içerisinde el birliği ile Bireysel Emeklilik Sistemi yasasını çıkarmayı ihmal etmediler. OHAL kararnameleriyle gazete kapatan, gazetecileri tutuklayan hükumet işçileri, emekçileri kutuplaştırmaya devam diyor.
Sendikamız başta Kürt meselesi olmak üzere, Suriye de ve tüm Orta doğu da barış politikalarına dönülmesini ve halkların kardeşliği temelinde eşit ve özgürlükçü bir çözümü savunmaktadır. Ülkemizin çıkarına olan, işçilerin emekçilerin çıkarına olan budur. Bununla beraber emekçilerin hayatını cehenneme çeviren Kiralık işçilik, Zorunlu Bireysel Emeklilik gibi yasaların derhal geri çekilmeli ve Kıdem Tazminatlarının fona devrinden vazgeçilmelidir. OHAL bir an önce kaldırılmalı ve sendikal örgütlenmenin önünü açacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu karanlık havayı dağıtacak tek güç işçi sınıfı ve emekçilerdir. Başta sendikalar ve emek örgütleri olarak tüm emekçileri daha fazla ses çıkarmaya, haklarını korumaya ve barışı savunmaya çağırıyoruz.

aaa

Bir cevap yazın